Genel Merkez Binası içine
giren Protestocu TEKEL işçilerinden bir grup, TÜRK-İŞ Genel Başkanı
Mustafa Kumlu'yu da protesto ederek, istifaya davet ettikleri görüldü.
Türk-iş Genel Merkezi'nin
önünde iki gündür oturma eylemi yapan TEKEL İşçileri, mitingin
yapılacağı Abdi İpekçi Parkı'na gittiler. Türk-İş'in "Ekmek, Barış,
Özgürlük İçin Demokrasi ve Haklar Mitingi", Sıhhiye Apdi İpekçi
parkında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Pevrul Kavlak yaptığı
konuşmada "Ekmek, barış, özgürlük için Türk-İş'in sesi olmak için
buradayız" dedi. Pevrul şöyle devam etti:
"Başbakan Ankara'da, Cumhurbaşkanı, siyasiler Ankara'da. Sesimizi
duyması gereken kurum ve kuruluşlar Ankara'da. İşte bu miting de
Türk-İş'in Ankara'da olduğunu hatırlatmak içindir. Türk-İş'in davası
siyasi değildir. İşçiyi aç bırakmayacak ekmek içindir. Bu mitingin
sahibi Türk işçisidir, Türk-İş'tir. Ekmek, barış, özgürlük için
Türk-İş'in sesi olmak için buradayız."
MİTİNGE KATILAN KURULUŞLARDAN BAZILARI
Bu arada, mitinge başta CHP, İşçi Partisi, ÖDP, TKP olmak üzere çeşitli
siyasi partilerinin temsilcileriyle birlikte DİSK, KESK, Türkiye Kamu
Sen gibi konfederasyonların temsilcileri ile halkevleri, Birleşik Kamu
İşverenleri Sendikası ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin
de katıldığı gözlendi.
MİTİNGTE ATILAN SLOGANLAR VE TAŞINAN DÖVİZLER
Mitingte, "Silkele Türk-İş düşecekler", "Gün gelecek devran dönecek,
AKP halka hesap verecek", "Tekel işçisi direnişin simgesi" şeklinde
sloganlar atılırken, işçilerin ellerinde bulunan dövizlerde ise,
"Limanlar vatandır, Özelleştirmeye hayır", "Taşeronlaşmaya itfaiyeden
hayır", "Kahrolsun ücretli kölelik düzeni", "İtfaiyede yatmadık
vatandaşı satmadık", "Hani din kardeşiydik, niye siz villada biz
sokaktayız", "One minute Tayyip, tekel işçisine reva gördüğün 4/C
yasası çok ayıp, bir daha da Ankara'ya gelmem", "Yangında can kayıpları
artacak, sorumluluk Kadir Topbaş'ın olacak" ifadeleri yer aldı.
"TÜRKİYE BİR YANGIN YERİNE DÖNMÜŞTÜR"
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, ''Eylemlerimizden rahatsız olanlar
var. Ben de diyorum ki rahatsız olacağına çözüm üret. Herkes bilsin ki
TÜRK-İŞ belki her zaman gürlemez ama gürlediğinde yağar ve kuru
gürültüye pabuç bırakmaz'' dedi.
Kumlu, TÜRK-İŞ'in Sıhhiye Meydanı'nda düzenlediği ''Ekmek, Barış,
Özgürlük İçin Demokrasi ve Haklar'' mitinginde yaptığı konuşmada,
katılımcılara, Türkiye'nin dört bir yanından, kış gününde yağmur çamuru
hiçe sayıp, yollara düştükleri için teşekkür etti.
''Bugün Türkiye bir yangın yerine dönmüştür. Emek büyük bir saldırı
altındadır'' diyen Kumlu, ''Emeğin ürettikleri, bu yangında haramiler
tarafından talan edilmektedir. Adaletsizlik her alanda hüküm sürerken,
herkes bu adaletsizliğin karanlığı içine çekilmek istenmektedir. Ama
rüzgar eken, fırtına biçer'' diye konuştu.
İşçilerin düşmanlık, kin, haset nedir bilmediğini dile getiren Kumlu, şunları kaydetti:
''Ülkemiz için alınteri döker, ekmek paramız için çalışırız. İsteriz ki
bacamız tütsün, soframızda aş olsun, ekmek olsun. Çocuklarımız sağlıklı
ve gelecek kaygısı duymadan büyüsün.
Siz Tekel işçileri, karda, kışta, soğukta, çoluk çocuk TÜRK-İŞ'in
önünde, bir aydır ekmek için mücadele veriyorsunuz. Siz itfaiye
işçileri, bir aydır Saraçhane Parkı'nda, çadırlarda, ekmek için
mücadele veriyorsunuz. Siz şeker işçileri, aylardır her yerde mitingler
yapıyorsunuz, ekmek mücadelesi veriyorsunuz.
Sizlerin verdiği mücadeleye 'ideolojik' diyenler var. Böyle diyerek,
kendi hatalarının üzerini örtmek isteyenler var. İşin kolayına kaçmak
isteyenler var. İşte burada, halkımızın gözü önünde soruyorum size.
Verdiğiniz mücadele ideolojik mi? Ben şahidim ki değil, ben kefilim ki
değil. Sizler, ekmek parası için özlük haklarınız için güvenli bir
gelecek için mücadele veriyorsunuz. Sizler, özelleştirmelerin
memleketimizi nasıl yoksullaştırdığını, nasıl ele güne muhtaç ettiğini
göstermek için mücadele ediyorsunuz.''
''HELAL OLSUN SİZE''
TEKEL ve itfaiye işçilerini verdikleri sağduyulu, ağır başlı mücadele
için kutlayan Kumlu, ''Sizlerin mücadelesi, tüm emekçilerin
mücadelesidir. Sizler, bizleri yönetenlerin ne kadar acımasız olduğunu
kör göze parmak, herkese gösterdiniz. Su sıktılar, yılmadınız. Biber
gazı sıktılar, yılmadınız. Gece yarıları çadırlarınızı bastılar,
yılmadınız. Helal olsun size, helal olsun. Tüm emekçilerin hakkı size
helal olsun'' dedi.
Çalışma yaşamında son dönemde yaşanan gelişmeleri eleştiren Kumlu,
''(Avrupa Birliği) diyorlar, (demokratik açılım) diyorlar, (sosyal
diyalog) diyorlar, (sendikalar başımızın tacı) diyorlar. Sonra ne
yapıyorlar bir bakalım: Çalışma hayatını düzenleyen yasalar değişti mi?
Örgütlenmenin önündeki engeller kalktı mı? Taşeronlaşma engellendi mi?
İş kazaları durdu mu? İş güvencesi sağlandı mı? Hayır. Bunların hiçbiri
yapılmadı'' diye konuştu.
Emeğin çıkarının, kavgada değil, barışta, ayrılıkta değil, kavuşmada
olduğunu öğrene öğrene bugünlere geldiklerini vurgulayan Kumlu, barışı
bilmeyenlere barışı öğretmekte, uzlaşmayı bilmeyenlere uzlaşmayı
öğretmekte kararlı olduklarını belirtti.
''SORUMLULUK HATADA ISRAR EDENLERİN OLUR''
İşçilerin gücünün temelinde para, kar, tahakküm olmadığı, güçlerinin
temelinde inanç, masumiyet, savunduklarının haklılığı olduğunu dile
getiren Kumlu, şunları kaydetti:
''Bizim gücümüzün temelinde, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına
duyduğumuz saygı var ama emeğin en yüce değer olduğunu unutanlar, ara
sıra bizim de ne olduğumuzu unutuyor. İşte o zaman ne oluyor? Böyle
meydanlara çıkıp, işte böyle hep birlikte ayağa kalkıp, ne olduğumuzu
hatırlatıyoruz. Diyelim olmadı, daha ne yapıyoruz? Seçim zamanı sandık
önümüze konduğunda, kırmızı kartı gösteriyoruz.
Eylemlerimizden rahatsız olanlar var. Ben de diyorum ki rahatsız
olacağına çözüm üret. Herkes bilsin ki, TÜRK-İŞ belki her zaman
gürlemez ama gürlediğinde yağar ve kuru gürültüye pabuç bırakmaz. Biz
tavrımızı koyarız, ülkeyi idare edenlerin yapması gereken, bizlere
kulak vermek, taleplerimize duyarlı olmaktır. Kulak ardı mı ediyorlar?
O noktada, sorumluluk hatada ısrar edenlerin olur, işçinin değil.''
''MARİFET IMF'DEN DEĞİL, HALKTAN ONAY ALMAKTA''
IMF'den onay almak uğruna yıllardır halkın iliğinin kemiğinin
sömürüldüğünü ileri süren Kumlu, bu süreçte vatandaşın daha da
yoksullaştırıldığını, esnafın iflas noktasına getirildiğini iddia etti.
''Ekonomik krizin ülkeye teğet geçtiği'' söylenirken, krizin bedelinin
daha çok işsizlik, daha çok yoksulluk olarak kendilerine ödetildiğini
öne süren Kumlu, şöyle konuştu:
''Krizin panzehiri, sosyal devlet politikalarına geri dönmektir dedik,
dinlemediler. Şimdilerde IMF ile yeni bir anlaşmadan bahsediliyor.
Sayın Başbakan, madem artık IMF'ye ihtiyacımız yok, hala niçin yeni
anlaşmadan bahsediyorsun. Yerden göğe her şeyin satıldığı, yetmedi mi?
Yetmedi mi, sağlık haklarımızın, sigorta haklarımızın budandığı? Daha
ne kaldı, ne? Artık IMF'yi def etme zamanı geldi. Çünkü marifet IMF'den
değil, halktan onay almakta.
İşçilerin, emeği ile geçinenlerin açlığı, yoksulluğu hükümetin
vebalidir. Hak arayan emekçilerin seslerine kulak tıkamak, hükümetin
vebalidir. Türkiye'nin her yanı, Ankara'nın göbeği, ekmek, barış,
özgürlük için yanıyor. Bu yangını söndürmek hükümetin görevidir.
Ey hükümet, sana sesleniyorum: TEKEL ve itfaiye işçileri başta olmak
üzere çalışanların taleplerine kulak ver, işsizliğin önle, kiralık
işçilik düzenlemesinden vazgeç, kıdem tazminatı hakkımıza el uzatma,
4/C ve benzeri uygulamalardan vazgeç, İşsizlik Sigortası Fonu'na el
uzatma, vergi adaletsizliğini gider, sağlık ve sigorta haklarımızdaki
mağduriyeti gider, asgari ücreti sefalet ücreti olmaktan çıkar, iş
sağlığı ve güvenliği alanındaki aksaklıkları gider, antidemokratik
yasaları değiştir, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldır,
taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonomiyi engelle, sosyal devleti uygula,
özelleştirmeleri durdur. Bu meydana, buraya kulak ver. Bu sesi duy.''
İŞÇİLER KÜRSÜYE ÇIKTI
TÜRK-İŞ'in düzenlediği mitinge, DİSK, KESK, TTB, TMMOB, BASK, HAKSEN,
bazı siyasi partiler, meslek örgütleri, öğrenci grupları, kadın
dernekleri, gay ve lezbiyen toplulukları destek verdi.
Katılımcılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi
önündeki polis noktasında üzerleri aranarak miting alanına alındı.
Ankara'da 34 gündür eylem yapan TEKEL işçilerinin de yer aldığı
mitingde, bir TEKEL işçisi, İstanbul'da eylemlerini sürdüren bir
itfaiye işçisi ve Şeker fabrikalarının özelleştirmesine karşı çıkan
ŞEKER-İŞ üyesi bir işçi yaşadıkları sorunları anlatan birer konuşma
yaptı.
Onur Akın'ın konseri ile başlayan mitingde, katılımcılar ''TÜRK-İŞ
göreve genel greve'' ''Zafer direnen emekçinin olacak'', ''Bizi satanı
biz de satarız'', ''İş, ekmek yoksa barış da yok'' şeklinde sloganlar
attı.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Kumlu'dan ''genel grev açıklaması'' bekleyen
TEKEL işçileri, bu beklentileri gerçekleşmeyince Kumlu'nun konuşmasının
ardından konuşmaların yapıldığı kürsünün önüne geldi.
İşçilerden bazıları platformun üzerine çıkarak ''Kumlu buraya'',
''Genel grev genel direniş'' şeklinde slogan attı. Bu sırada mikrofonu
alan Harb-İş Genel Başkanı Ahmet Kalfa, ''Emekçilerin istediği genel
grevi işçiler, KESK'i ile Türkiye Kamu-Sen'i ile memurlarla başaracak.
Emekçilerin sorunlarının çözümü için genel greve ihtiyaç vardır.
TÜRK-İŞ de bu kararı almalıdır'' dedi.
GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Sıhhiye Meydanı ve civarında geniş güvenlik önlemleri alınan miting
nedeniyle Ankara polisi başta olmak üzere İstanbul'dan gelen takviye
ekiplerle birlikte yaklaşık 5 bin polis görev yaptı.
Miting alanına gelen grupların alana girişleri sırasında sık sık
hükümet aleyhine sloganlar attıkları görülürken bazı gruplar kontrol
noktasına halay çekerek geldi. Yüksek binalarda keskin nişancılar ve
Özel Harekat'a bağlı polisler, miting alanını sürekli olarak kontrol
etti.
Trafiğe kapatılan Sıhhiye Meydanı'na açılan Mithatpaşa Caddesi,
Necatibey Caddesi, Atatürk Bulvarı ve diğer ara sokak ve yollar,
mitingin ardından araç trafiğine açılacak.
TÜRK İŞ'İN MİTİNGİNDE GERGİNLİK
Türk-İş öncülüğünde düzenlenen "Ekmek, Barış, Özgürlük İçin Demokrasi
ve Haklar Mitingi gergin bir ortamda sonra erdi. Mitingin sonlarına
doğru Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu protesto edilerek, kürsü bir
süre işgal edildi.
Türk İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, konuşmasını yapmak üzere mitingin
gerçekleştiği Abdi İpekçi Parkı'na kurulan platforma çıktığında bazı
işçilerin ıslıklı protestosuyla karşılaştı.
Konuşmasına devam etmek isteyen Kumlu'ya, işçiler sloganlarıyla
müdahale etti. Kumlu, protestolar karşısında platformdan indi. Kumlu
ile birlikte sendika yöneticileri de alanı terk ederken, bir grup
işçinin "Kumlu buraya, bizi satanı biz de satarız" şeklinde slogan
attığı gözlendi.
Diğer sendika yöneticileri işçilere "sakin olun' çağrısı yapması
üzerine işçiler bu kez de platforma çıkarak tepkilerini burada
göstermek istedi. İşçilerin platforma çıkmak istemesi kargaşaya neden
oldu. Bir grup işçi "Genel grev" çağrısında bulurken, sonra
platformdaki potestocu işçiler ikna edilerek aşağı indirildiler.
Mitinge katılanlarda miting alanını terk ederken, Mitinge katılan TEKEL
İşçileri Türk-İş Genel Merkezi önüne döndüler.
AJANSLAR