*Kan
şekerinde ani yükseliş ve düşüşlere neden oluyor. Kan şekerinin ani
iniş çıkışlara uğraması ruhsal dengesizliklere, baş ağrısına, tatlı ve
acıkma krizlerine yol açıyor. Kısır döngü gibi yedikçe daha çok istenen
şeker ve şekerli besinlerin kriz atakları birbirini izliyor.
*Diyabet,
kalp hastalıkları ve kanser riskini artırıyor. Kan şekerini ani
yükselten ve glisemik indeksi yüksek besinlerle beslenenler daha kolay
şişmanlıyor. Araştırmalar da bu kişilerin kalp ve şeker hastalığına
yakalanma risklerinin daha fazla olduğunu gösteriyor.
*Bağışıklık
sistemini çökertebilir. İnsanlar üzerinde şeker ve bağışıklık sistemi
ilişkisini inceleyen çalışmalara az rastlansa da deneyler şekerin
bağışıklık sistemini baskıladığını gösteriyor. Mekanizması tam olarak
bilinmemekle birlikte şekerli besinlerdeki şeker ve mayanın
metabolizmada fazlaca yer alması, vücudun enfeksiyonlara daha açık
olmasına neden oluyor.
*Krom yetersizliğine neden olabiliyor. Metabolizmadaki temel görevi
kan şekerini dengelemek olan krom minerali, beslenme alışkanlıklarında
fazlaca rafine karbonhidrat ve şeker olanlarda eksikliğe uğruyor.
Yapılan araştırmalar aşırı tatlı yiyenlerin yüzde 90?ının krom
itibariyle yetersiz beslendiğini ortaya çıkarıyor.
*Fazla
tatlı yemek yaşlandırıyor. Anti-aging çabasının aksine şeker ve şekerli
besinlerin vücutta yarattığı tahribat göz ardı edilemeyecek kadar
önemli. Kana karışan şeker, ortamdaki proteinle birleşerek yeni
moleküler yapılar oluşturuyor ve bu yapılar, dokuların deri
elastikiyetini azaltıyor. Kan şekerindeki yükselişle insülin
seviyelerindeki artışa bağlı olarak da yaşlanmayı hızlandırıyor.
*Aşırı
şeker insanı yağlandırıyor. İnsülin hormonunun asıl görevi kandaki
şekeri enerji olarak kullanılmak üzere hücre içine sokmasıdır. Ama
yanlış beslenme, kan şekerinde büyük dalgalanmalar insülinin aşırı
salgılanmasına ve vücudun gereğinden fazla yağlanmasına sebep olabilir.
*Diş
çürümelerine neden olur. Şeker ve şekerli besinler, diş çürümelerine en
fazla neden olan besinler arasında yer alıyor. Diş ve diş etlerindeki
kronik enfeksiyonlar, koroner arter hastalıklara yatkınlığı arttırıyor.
*Stresi artırır. Strese girdiğimiz anda vücudun koruma
içgüdüsüyle salgıladığı stres hormonları acil durumlar dışında kan
şekerinin çok düştüğü durumlarda da salgılanıyor. Örneğin; bir dilim
çikolatalı pasta yedikten sonra kan şekerindeki ani yükseliş akabindeki
düşüşe bağlı olarak salgılanan adrenalin, epinefrin ve kortisol
kişilerin kendilerini tedirgin ve huzursuz hissetmelerine neden
olabiliyor.
*Besin yetersizliklerine neden olabilir. Çalışmalara
göre fazla şeker tüketenlerde A, C, B 12 ve folat vitaminleri,
kalsiyum, fosfor, magnezyum ve demirin eksikliği gözleniyor.
Trendy